Ken-eviri bize ABD yasaklatmış

Ken-eviri bize ABD yasaklatmış

Erdoğan’ın ‘yeniden kenevir üreteceğiz’ açıklaması üzerine araştırmacı-yazar Yunus Ekşi “Yasak, ABD baskısının sonucuydu. Kenevir ‘milli proje’ olarak değerlendirilirse, Türkiye, 100 milyar dolar elde eder” dedi. Erdoğan’ın“Bize dost görünen düşmanlar, ülkemden kenevir üretimini aldı. 

Şimdi keneviri dışarıdan ithal ediyoruz. Tarım Bakanlığımız bir çalışmanın içerisine giriyor ve yeniden kenevir üreteceğiz” ifadeleri hem Türkiye’de yenidenkenevir üretiminin hızlanması hem de ülkede kenevir üretiminin yasaklandığı dönemi gündeme getirdi.

Aslında kenevirin hem çevreye hem de kağıttan petrokimya sanayii ürününe alternatif ham madde sağlaması itibariyle önemli faydaları bulunuyor. Bir dönüm kenevirin, 25 dönüm orman kadar oksijen ürettiği, dört dönüm ağaca eş kağıt çıkardığı, 8 kez kağıda dönüştüğü ve petrokimyaürünlerinde, petrole alternatif ham madde olarak önemli rolü olduğu biliniyor.”Çok açık ve net söyleyelim; kenevirin 1940’lı yıllarda yasaklanması, İkinci Dünya Savaşı’nda stratejik ağırlığı bulunan ve Rusya üzerinden korku politikası üreten ABD tarafından uygulandı.

Biz, Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘dost bildiğimiz düşman’ ifadesinden Amerika Birleşik Devletleri’ni algılıyoruz. Çünkü ABD’de kenevir konusuyla ilgili busüreç başlatılmıştı. Küresel finans sistemi orada ağırlığını oluşturarak, ülkelere baskıcı ve yasaklayıcı yasalar çıkartmıştı. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın buradaki sitemi aslında çok gecikmiş bir sitemdir. Bu konu çok ötelenmişti fakat ASAM’ın gayretleriyle, çok şükür,

ABD 1940’LARDA TÜRKİYE’YE HER ANLAMDA KISITLAMALAR GETİRİYORDU

Bu meseleni en temelinde Türkiye’nin bağımsızlığı ve bağlamda bağımsız politika izlemesi ABD ile arasında yaşanan mücadele yatıyor. Türkiye’nin Truman doktrini ve NATO’da yer almasıyla beraber başlayan ABD’yle müttefiklik anlaşması bir müddet sonra tek taraflı bağımlı bir ilişkiye doğru dönüşüyor. Bu ilişkinin kopma noktalarından birisini Kıbrıs sorunuyla beraber Türkiye’de haşhaş üretimi. ABD Türkiye’nin dış politikasına olduğu kadar tarım politikalarına da bu anlamda müdahale ediyor ve kısıtlamalar getiriyor.

KENEVİR HAMLESİ TÜRKİYE’NİN ABD’YE KARŞI HAMLESİDİR

Başta sağlık sektörü olmak üzere tarım ve diğer tüm alanları ilgilendiren bir husus. Kenevirin çevreye katkısını da gözardı edilmez. Kenevir meselesi yıllarca Türk milletinden saklatıldı. Ortaya çıkışı da Türk – Amerikan ilişkilerinde Türkiye’nin bağımsız politikalar üretmesidir. Dolayısıyla Türkiye’nin kenevir politikası aynı zamanda dış politikada Türkiye’nin ABD’ye karşı bir hamlesidir.

TÜRK DIŞ POLİTİKASININ GELDİĞİ NOKTA ÇOK ÖNEMLİ

Kenevirin ekilmesi tarımsal anlamı olduğu kadar Türk – Amerikan ilişkilerinde Türk dış politikasının geldiği nokta açısından önemlidir.

BÜYÜK KIRILMA 16 NİSAN REFERANDUMU 

Bu meselenin kırılma noktalarından biri de 16 Nisan referandumuydu. O referandumda Türkiye 1946’dan itibaren Türkiye kendisine dayatılan sistemi reddetmiş kendi çizdiği yolu takip etmiştir.

MEVZU KENEVİR DEĞİL BAĞIMSIZLIK

ABD’nin Türkiye’ye giydirmek istediği elbisenin yırtılıp atılmasıdır. Bir de en önemli hamlelerden biri Türkiye’nin Suriye politikasıdır. Amerika’ya rağmen operasyonlarını yapıyor, yapmaya devam etmektir. Türkiye ABD’ye çok net mesaj vermektedir. Elini benim tarım, iç ve dış politikamdan çek. Artık Türkiye’yle eskisi gibi tek taraflı bir ilişki yürütebilmen mümkün değil. Artık yeni Türkiye gerçeklerine uygun hareket edersin. Sen de diğerleri gibi yerini alırsın mesajı veriyor. Tıpkı Rusya ve Çin gibi. Bu ABD’ye verilen ayarlardan biridir. Siyasi anlamı bu işin çok daha büyüktür. Mevzu kenevir değil, bağımsızlıktır.

Amerika 1950’lerden beri Türkiye’nin tarım ve hayvancılık politikasını da yönlendirmek istiyordu. Bu aynı zamanda ekonomik bağımsızlığa işaret eder.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir